Bebeğinizin Neye İhtiyacı Var | Psikoterapist - Bağdat Caddesi Psikolog

Bebeğinizin Neye İhtiyacı Var

Bebeğinizin Neye İhtiyacı Var

Çocukluk döneminin yetişkin ruh sağlığı üzerinde etkisi tartışılmaz. Anne karnında başlayan süreç, özellikle ilk iki yıl bebek anne ilişkisi çok değerli. Annenin gebelik döneminde yaşadığı travmatik olayların bebek üzerinde ciddi etkileri gözlemlenmekte. Bebeğin gebelik döneminden itibaren kabulü çok kritik.Gebeliği mutlulukla ve huzurla karşılayan anne o dönemden kabul mesajlarını çocuğuna aktarmış olur.

Bebek dünyaya geldiği zaman iki büyük kaygı yaşar. Birincisi “Dahil olduğu yeni dünya yeterince güvenli mi?” “ Onu bekleyen tehlikeler var mı?”“ Onu kim nasıl koruyacak?” İkinci büyük endişe ; “Ben yeterince değerli miyim?” “Kendisine bakım verilecek, korunup kollanacak, ihtiyaçları karşılanacak kadar değerli mi?” Bu iki temel endişenin bebeklik döneminde giderilmesi çocukluk ve yetişkinlik döneminde ruh sağlığı için oldukça belirleyici.

Erken çocukluk dönemi anne-çocuk veya bakım veren- çocuk ilişkisinin önemi psikoloji biliminin tarihiyle paralel keşfedildi. Her kuram farklı psikolojik kavramı ön plana çıkarıyorken bebeklik dönemi hiçbir akım yansımadı. Bu konuda en kapsamlı çalışma John Bowlby ve ekibi tarafından gerçekleştirildi ve kuramsallaştırıldı. Bağlanma kuramı John Bowlby tarafından 1970 li yıllarda şekillendirilmiştir. Teorinin temelinde yeni doğan ile anne veya bakım veren arasındaki ilişkinin bebeğin benlik algısı ve dünyayı algılama şekli üzerinde etkisi araştırıldı. Çalışmalar sonrasında 3 temel bağlanma modeli ortaya koyuldu;

1- Güvenli Bağlanma; Bebeğinizin güven ve değer endişelerinin en etkin şekilde karşılandığı ilişki biçimidir. Anne bebeği ile yakın ilişki kurar ten teması göz kontağı iletişimde oldukça yoğundur. Bebeğin ihtiyaçlarına duyarlı bir tutum sergilenir. Ağladığı zaman sevgi ve şevkatle karşılanır ve ihtiyacı olan neyse giderilir. Bebeği disipline etmek bu dönemin ihtiyacı değildir. Anne sütü vermek, emzirme sırasında bebekle kurulan göz teması kıymetlidir. Bebeğin kendisini güvende hissetmesi. Bakım veren kişinin onu koruyup kollayacağına olan inancı gelecekte dünyayı, diğer insanları ve kendisini nasıl tanımlayacağı konusunda temel oluştururu.

2. Kaygılı bağlanma; Kaygılı bağlanmış çocuklar bağlandıkları figür kendisinden uzaklaştığında çok huzursuz ve stresli olurlar. Bağlandıkları figür döndüğünde bile huzursuzlukları ve stresi azalmaz, sakinleşmekte zorluk yaşarlar. Bakım veren kişi bebeğin ihtiyaçlarını tutarlı bir şekilde karşılamamışsa. Bebek anneye veya bakım veren kişiye zaman zaman ulaşabilmiş, zaman zaman ulaşamamış ve güven duygusu zedelenmiş ise kaygılı bağlanma gerçekleşir. Bu bebekler yetişkin olduklarında daha düşük özgüvene sahip, diğer kişilerini kabulüne fazlaca anlam yükleyen, duygusal anlamda partnerinin soğuk ve yetersiz duygusallığından yakınan ve ilişki sürdürmekte zorlanan yetişkinler olabilirler.

3. Kaçıngan Bağlanma; Bakım veren kişinin bebeği ihmal hatta istismar ettiği bağlanma stilidir. Bebeğin ihtiyaçları göz ardı edilmiş, karşılanmamış hatta duygusal fiziksel istismara maruz kalmış olabilir. Bebek bakım veren kişi ile yabancı bir kişi arasında seçim yapamaz. Kendini çok değersiz ve dünyayı güvensiz bir yer olarak algılamıştır. Bebek bakım veren kişiyi yok sayar. Yakınlık ve ilgi ihtiyacını inkar eder. Yetişkinlikte ciddi ruhsal rahatsızlıkların nedenlerine bakıldığında kaçıngan bağlanan bebeklere çok sık rastlanır.

Psikolojik anlamda güçlü, stresle başa çıkabilen, IQ yüksek ve sosyal ilişkilerinde başarılı, kendini ve dünyayı seven çocuklar ve yetişkinler yetiştirebilmek için, bebeğinizle sağlıklı bağ kurarak süreci sağlam temel üzerinde şekillendirebilirsiniz.

Psikolojik destek almak bağlanma sorunlarını aşmakta oldukça etkili yöntemdir.

Son Gönderiler

Yorumunuzu Ekleyin